hani bazen bir gün yaşanır.....
bayramdan iki gün önce yaşadığım bir günü anlatma ihtiyacı duydum nedense.aslında yazar yazmaz yayınlayacaktım ama bayram dolayısıyla erteledim.üzerinden 1 hafta geçti ama orjinalini bozmadan yayınlıyorum....
bir sabah kalkıp terslikleri peşpeşe yaşamaya başlayınca,"neden ben?"diye sormadan edemem.evet allahım neden ben?bazı günler yaşamadığım terslik kalmaz,hani derler ya ters tarafından mı kalktın diye,hah işte aynen öyle....işin garibi,hep aynı tarafımdan ve aynı saatte kalkarım.kızın kahvaltısını yaptırıp,okula yolladıktan sonra,eğer bende gideceksem hazırlanırım.yok o gün dersim yoksa,tekrar vurur kafayı yatarım.
ama bazı günler gerçekten öyle terslikler oluyorki,uyanmış olmayı bile istemiyorum.mesela bugün,sabah erken kalkıp,kızı yolladıktan sonra,rutin kontrollerim için hastanenin yolunu tuttum.daha mesai başlamadan orda olmama rağmen,bir baktım iğne atsan yere düşmüyor.herkes birbirine bağırıyor,ben erken geldim,yok ben senin önündeyim,bir cümbüş,bir fırtına.....hey yarabbim sen bana yardım et diye duayla başladım macerama.elimde de söylemesi ayıp,24 saattir biriktirdiğim tahlil sıvımla,bir o yana bir bu yana kendime sıra bulmak için savrulup duruyorum.neyse sonunda kan verme kuyruğunun sonunu bulup,başladım beklemeye....derken memurlar geldi,sıra numarasını aldık,tekrar bekle bakalım.niye ben derken haksızmıyım bilmem ama kan alma koltuğuna oturduğumda işkencenin diğeri başlar her zaman.zayıfcacık kollarımda damar bulunmaz bir türlü.ve sanki sorumlusu benmişim gibi,bir de bana kızarlar.tabi kolları haritaya dönen ben,kızma hakkına hiç sahip olmam:(((
neyse binbir çileyle damar bulunur bu seferde doldur doldur tüpler bitmez.hey yarabbim,bunca tahlil,bir tüp kandan bakılmazmı ki,3 ayda bir tüpler dolusu kan alırlar.hani olsa gam yemiycem.yani olsa,dükkan onların olsun diycem ama zaten anemiden de tedavi görüyorum.neyse kanı verdik,çile bittimi hayır,bu seferde kan durmaz,damar şişer,eve gelip,anahtarla kapıyı bile açamam....işte böyle bu sadece bugünün bir kısmı.neyse güç bela kendimi içeri attıktan sonra,biraz bişeyler yiyip(malum aç karnına gidiyorum),bu seferde postanenin yolunu tuttum.şükür bu arada kan durdu,asi damarımda şişmekten vazgeçti.
postaneye gitme sebebim,yurt dışında yaşayan arkadaşıma paket gönderecek olmam.(gönderdiklerimi ileriki günlerde eklicem)herşey hazır gittim postaneye....allahım bir kalabalık bir kalabalık.sanki şehir oraya toplanmış.kıyamet kopacakta benim mi haberim yok:))neyse aldım sıra numaramı,bırakın oturmayı,ayakta duracak yer yok.sıra bana geldi,koliyi uzattım,adam içindekileri eşeledikten sonra,koliyi beğenmedi,hadi git başka koli bul,neyse koli bulup geldim,sıra gitmiş tabi,bekle bakalım,adam da bir sinirli,bir asabi,allahım hep beni bulur böyle tipler,kan aldırırken yediğim fırça yetmedi,adam bişeyi beğenmiyor,söyleniyor da söyleniyor...karşılıklı laf düellolarından sonra (neyseki savaş naraları atmama gerek kalmadı)oooof ki of yani.paketi verinceye kadar sabrımın son noktasına geldim.1 saatlik bir mücedeleden sonra şükür paketi teslim ettim,yüzümde kocaman bir gülümseme belirmişti kiiii,hiç yanıma kalırmı?para çekeceğim bankamatiğin önünde 15 dakika sıra bekledikten sonra,tam kartı takıcam hizmet dışı kaldı makina.yok allahım daha delirmeyecem,çünkü sen bana sabır vereceksin.içerden görevliye haber verip,yaptırdım ama yine başkaları sıraya doluşmuş.her maaş sonrası aynı çile.....
eh bugünlük bu kadar çile yetermi dedim kendime,yettiğine karar verip,biraz kafamı dağıtayım diye,dolaşmaya çıktım.pazarı dolaşıp,yüncüye uğrayacam ve eve gelecem artık.plan güzellll ama pazara adım attım,daha 5-10 metre yürümeden ayağımda bir acı?e o ne?arkamdaki mal taşıyan çocuk,bir tekme geçirmiş....hışımla dönüp,çocuğun pardon demeleri arasında çocuğu paraladım ama neye yarar.ayağıda sakatladım.inat bu ya,topallaya topallaya yoluma devam...ölmek var,dönmek yok:)))dolaştım,yünlerimide aldım,geldim eve,bir duş alıp rahatlamak zamanı...fakat o ne,her zaman yanan şofben yanıp yanıp sönüyor.yarabbim sen sabır ver.....bu soğukta soğuk su ne işe yarar.la havle deyip,servisi aradım.bayram önü çok yoğunlarmış,gelmediler mi,harika yani,bir bu eksikti.....neyse biraz örgümü öreyimde sakinleşeyim dedim.tam bu boleroyu bitirdim.bayrama giyeceğim ya,bir baktım,üzerime büyük olmuş.tamam sinirlenmek yok.çok sakinim:)))söker düzeltirim.sök bakalım dedim kendime amaaaa sökülmez.ip tiftik,yapışmış birbirine bir santim bile sökülmüyor....ee ne olacak o kadar emek.tam orta yerinden ilmekleri kesip koca bir parça çıkardım.senmisin sökülmeyen.sonra kalan parçaları tığla birbirine tututurdum.ip ebruli olunca çok belli olmadı.zaten bir belli olsaydı,emeğime de parama da acımayıp,günün bütün hırsını ondan çıkarıp,doğru çöpe atacaktım.neyse sonunda böyle bişey oldu işte bolerom.nasıl süper bir gün yaşamışım değilmi...daha akşamı yaşamadım.onda da allah bilir muhallebi yerken dişim kırılır:)))
bir insanın ters gitmeye görsün işi
muhallebi yerken kırılır dişi....
ha daha tahlil sonuçlarımı yazmadım.onları almaya gidince de,her zaman hazır olan sonuçlar,daha hazır olmamış,hadi laboratuvar,laboratuvar dolaş kızım,sonuç topla....doktora göstermekmi,yok canım hemen o kadar kolaymı ki o.daha kemik ölçümü yapılacak...hepsinin sonuçlarını toplayıp doktora öyle gidilecek.allah bilir doktorun en asabisi denk gelir bir de....eee onuda ilerleyen günlerde anlatırım artık.beni bekleyin anacım:)))))
boleronun yapım aşamalarını ve haşince kestiğim parçasını ileriki günlerde yayınlayacam.bakın poz verirken içine uyumlu bir badi bile giymemişim.ama bunca çileli bir günden sonra olur o kadar

|